CHP Milletvekili Veli Ağbaba LGBT Mahpuslara İlişkin Gözlemlerini Anlattı

Posted on 4 Temmuz 2013

0


CHP Cezaevleri İzleme Komisyonu üyesi olan Malatya milletvekili Veli Ağbaba, yaptığı hapishane ziyaretleri sırasında LGBT mahpuslara ilişkin gözlemlerini gazetecilerle de paylaştı.

9 Temmuz 2012 tarihinde Haber Türk gazetesinde yayınlanmış olan röportajın ilgili kısmını okuyucularımızla paylaşıyoruz. Röportajın tamamını burayı tıklayarak okuyabilmek mümkündür.

‘Eşcinseller ikinci sınıf mahpus durumundalar’

Metris’te eşcinsel tutuklularla görüşmenizdeki izlenimleriniz ne oldu?

Aslında bu tesadüf buluşmada bir yandan da farklı cinsel yönelimi olanlara karşı önyargımla yüzleşmiş oldum. Tıpkı bu toplumun ve siyasetin olduğu gibi benim de önyargılarımın olduğunu fark ettim. İlk başta karmaşık bir ruh haliyle onları dinliyordum. Sonra giderek alıştım. Onların insani yönlerini görmeye başladım. Hapishane içinde hapishaneye konulan iki grup mahpus var: Biri, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası çekenler, diğeriyse farklı cinsel yönelimi olanlar. Eşcinseller 2. sınıf mahpus ve neredeyse hiçbir haktan yararlanamıyorlar. Bir kursa dahi katılamıyorlar. Tamamen yalıtılmış durumdalar.

Eşcinsel ve transseksüel tutuklular sizlere ne anlattı?

Ayrımcılık ve nefret, hapishane köşelerine kadar ulaşmış durumda. Farklı cinsel yönelimleri olan bireyler, fiili olarak hakları elinden alınmış insanlar. Örneğin herkesin ortak alanı kullanma sportif ve sosyal faaliyetlere katılma hakkı varken sudan sebeplerle farklı cinsel yönelimleri olanlar, bu haklardan yararlanamıyorlar. Devlet, mahpusları arasında bile ayrımcılık yapıyor. Herkesin açık cezaevine gitme hakkı var. Ama LGBT bireylere açık cezaevine gitme hakkı tanınmıyor. Hukuk devleti kavramını altüst eden bir uygulama değil midir bu?

Burada nasıl bir prosedür işliyor?

Eşcinsel birinin, diğer eşcinsel mahpuslarla bir arada kalabilmesi için eşcinsel olduğuna dair rapor alması gerekiyor. Bu rapor sürecinde pek çok onur kırıcı uygulamaya maruz kalıyorlar. Kadın, erkek olunca sorun yok ama eşcinsel olunca rapor gerekiyor.

Bu bireylere dönük ihlaller, pek çok insan hakkı savunucusu tarafından gözardı edilebiliyor.
Bir itirafta bulunmak istiyorum: Yıllarca insan hakları savunuculuğu yaptım ama ben de LGBT bireylerin haklarını çoğu zaman görmezden geldim. Varlıklarından ve sorunlarından haberdar olamadım. Bu mahpusların sorunları, aslında ayrımcılık ve nefretle açıklanabilir. Hapishane içi her türlü faaliyetten fiilen mahrum kalmaları, aslında, eşit vatandaşlık talebinin ne kadar yerinde olduğunu gösteriyor. Durumlarıysa ceza içinde ceza çekmek.

Siyasette eşcinsellerin haklarını daha çok kadınların savunduğunu görüyoruz.

Bazı kadın vekillerimiz bu konuda oldukça duyarlı ve çalışmalar yürütüyor. Benimse LGBT bireylere yönelik hapishane dışında özel bir çalışmam yok. Hapishanelerdeyse varlıklarını ve sorunlarını yeni fark etmiş durumdayım. Artık gittiğim hapishanelerde, LGBT mahpus olup olmadığını soruyorum ve varsa onlarla görüşüp sorunlarını dinlemeye çalışıyorum.

Reklamlar