CİSST’ın LGBT Mahpuslar Açıklaması Basında Yer Buldu

Posted on 5 Ağustos 2013

0


Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği, LGBT mahpusların durumlarını anlaşılır kılmak amacıyla, bilgi edinme hakkı çerçevesinde Adalet Bakanlığı’na sorular sormuştu. Dernek, “Özel İhtiyaçları Olan Mahpuslar Projesi” kapsamında yaptığı başvuruya gelen cevapları, değerlendirmeleriyle beraber açıklamıştı. Bu açıklama, basında da oldukça yer buldu.

Basında yer alan haberlerin bazılarını okuyucularımızla paylaşıyoruz:

Radikal: “LGBT’liye özel cezaevi mi geliyor?” 

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği, Adalet Bakanlığı’na LGBT mahpusların durumunu sordu. Bakanlıktan gelen yanıttaki ‘LGBT’li ifadesi şaşırttı. Bakanlığı açıklamasındaki ‘LGBT durumunda bulunan hükümlü ve tutuklular için özel tip ceza infaz kurumunun yapılması planlanmaktadır’ cümlesine tepki var…

26 Temmuz 2013

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Kıraç bilgi edinme yasası çerçevesinde Adalet Bakanlığı ’na LGBT (Lezbiyen Gey Biseksüel Trans) mahpuslara ilişkin sorular yöneltti. Bakanlıktan gelen yanıtta kullanılan ‘LGBT’li ifadesi şaşırttı.

Dernekten yapılan açıklamada “Adalet Bakanlığı’nın kullandığı LGBT’li nitelendirmesi, LGBT olma halini, ‘kanserli’, ‘AIDSli’, ‘veremli’ nitelendirmelerinde olduğu gibi bir hastalık olarak gördüğünün belirtisi olarak okunabilir mi sorusunu akla getirmektedir” denildi.

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’nden yapılan açıklamada şöyle denildi:

“Adalet Bakanlığı, LGBT mahpusların tamamının 79 kişi olduğunu belirtmektedir. Translar dışında bırakıldığında Lezbiyen, Gay ve Biseksüel mahpusların kendileri ifade etmediği sürece tespiti ve istatistiklere girmesi olası olmadığından, 79 rakamının oldukça büyük oranda transları kapsadığını düşünmek yanlış olmayacaktır.”

“LGBT mahpusların hapishanelerde karşılaştığı başlıca zorluklardan birini kendilerinin şikayetlerinden de anlaşılacağı gibi tecrit edilmeler oluşturmaktadır. Hapishanelerde az sayıda bulunan LGBT mahpusların güvenlik gerekçesiyle tecrit edildiğine dair bilgiler ve bu konuda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından verilmiş bir de mahkumiyet kararı vardır. Maltepe ve Eskişehir dışarıda bakıldığında LGBT mahpuslar her hapishanede ortalama 3 kişi olarak tutulmaktadır. 5 LGBT mahpus tamamen tektir. Bu rakamlar LGBT mahpusların büyük bir çoğunluğunun tecrit edildiğinin ifadesidir.”

LGBT HAPİSHANESİ Mİ GELİYOR?

Derneğin açıklamasında “Bakanlığın verdiği cevaptan anlıyoruz ki ‘LGBT durumunda bulunan hükümlü ve tutuklular için özel tip ceza infaz kurumunun yapılması planlanmaktadır.’ LGBT mahpuslar için tek bir hapishanenin yapılması ve 79 LGBT mahpusun burada toplanması olumsuz sonuçlara da yol açabilecektir. Türkiye ’nin bir çok hapishanesinde ailesiyle ya da kendi sosyal çevresiyle aynı ilde tutulmakta olan insanlar hapishanenin yapılacağı bir mekana toplanacaktır. Bu durum LGBT mahpusların kendi sosyal yaşam ortamlarından koparılması anlamına gelecektir. Bunun yanısıra burada tutulmakta olan insanların damgalanma durumu daha da boyutlanacaktır” denildi.

Özgür Gündem: “LGBT bireylerine ayrı cezaevi çözümsüzlük”

Gülsen ASLAN / Ankara – Diha Güncellenme : 28.07.2013 07:59

LGBTT bireyler için ayrı bir cezaevinin yapılmasıyla LGBTT bireylerinin hayatı tehlikeye atılacak. Ceza İnfaz Sistemi Sivil Toplum Derneği Yönetim Kurulu bilgi edinme çerçevesinde, Adalet Bakanlığı’na LGBT cezaevlerine ilişkin soru yöneltmiş, Bakanlık ise, “LGBT durumunda bulunan hükümlü ve tutuklular için özel tip ceza infaz kurumunun yapılması planlanmaktadır” yanıtını vermişti. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kaos-GL Medya Koordinatörü Ömer Akpınar LGBT bireyler için ayrı bir cezaevi yapılmasının bir tür tecrit olduğunu dile getirdi. Bakanlığın cezaevlerinin transfobik-homofobik yapısını çözmek yerine LGBT bireyleri bir yere tıkmayı hedeflediğini kaydeden Akpınar, ayrı bir cezaevi açılmasının başlı başına bir sıkıntı olacağını dile getirdi. Akpınar, “Bir yandan ailelerine ulaşmaları zorlaştırılacak diğer yandan da damgalama olacak. Bunlar LGBT hapishanesi olacak. Yeterince yer edinemeyen bu kişiler bir kez daha dışlanmış yaşayacak. Bunun için cezaevlerinde toplumun her alanında Lezbiyen, gay, biseksüel ve transseksüeller için güvenliğin sağlanması gerekiyor. Onların toplum içinde güvende yaşamalarını sağlayarak kalıcı bir çözüm yaratılır” diye konuştu.

Hürriyet Daily News: “Majority of imprisoned LGBTs kept in ‘solitary confinement’”

Nisan Su Aras
ANKARA – Hürriyet Daily News

A majority of imprisoned lesbian, gay, bisexual and transgender (LGBT) individuals are effectively being held in solitary confinement, and are not allowed to join activities with other prisoners, the Justice Ministry has revealed. The ministry issued a statement on the status of imprisoned LGBT people in response to questions posed by Zafer Kıraç, the chair of the Civil Society in the Penal System Association (CİSST).

The ministry’s answers, provided within the framework of the “right to information,” further indicated that providing a “health report” to prove sexual orientation was a precondition, in language that has caused fury among LGBT associations. The ministry’s plan to build a separate facility for LGBT individuals has also rung alarm bells.

“Planning is done so that detainees and convicts in the LGBT situation do not come together with other detainees and convicts when taken to common use areas and social activities in the penal execution institutions,” the Justice Ministry said in its response delivered on July 24.

“Also, it is being planned that a special type of institution will be built for those detainees and convicts in the LGBT situation,” the statement read, causing worry on its repercussions that might doom the LGBTs to further isolation.

The ministry stated that there were a total of 79 LGBT individuals currently in prison, eight in custody, 71 convicted. However, the real number is arguably higher, since sexual orientation can be identified only when expressed.

Planning regarding daily life in prison is done “by taking into account the legal provisions and the physical conditions of the institution,” the ministry added, describing a practice which is likely to leave room for many LGBT people not being able to enjoy these rights.

According to the ministry’s answer, when prisoners declare themselves as LGBT prior to entry into penitentiary, they are asked for a health report and put into wards with those in the same situation. Yet, since the LGBT prisoners are dispersed across 16 penitentiaries, most of them are in practical solitary confinement.

Being asked to present “a health report indicating their situation” is usually regarded as paving the way for medical examinations that might violate human dignity.

Another notable feature of the ministry’s response was its use of the phrase “having LGBT” to refer to LGBT individuals, sparking controversy over whether it was therefore being regarded as an illness.
July/27/2013

Milliyet: “LGBT bireylerin cezaevinde sosyalleşmesine sınırlama”
Adalet Bakanlığı, LGBT?bireylerin, diğer tutuklu ve hükümlülerle ortak kullanım alanı ve sosyal faaliyetlerde bir araya getirilmediğini açıkladı

29 Temmuz 2013 DAMLA YUR İstanbul

Adalet Bakanlığı, cezaevlerindeki Lezbiyen – Gey- Biseksüel – Trans (LGBT) bireylerin, ortak kullanım alanı ve sosyal faaliyetlere diğer hükümlü ve tutuklularla bir araya gelmeyecek şekilde çıkarıldıklarını açıkladı.

 

‘Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’ 2 yıl önce başlattığı proje kapsamında cezaevlerindeki LGBT bireylerin durumunu Adalet Bakanlığı’na sordu. Bakanlığın derneğe verdiği cevapa göre Türkiye’de 79 LGBT birey ceazevinde. Bunların 71’i hükümlü, 8’i ise tutuklu. LGBT bireyler ceza infaz kurumlarında en fazla 9 en az 3 kişi olarak tutulurken, 5 cezaevinde ise LGBT bireyler tek başlarına tutuluyor. Bunun nedeni ise, cezaevlerinde sadece 1 LGBT bireyin bulunması. Bakanlık, LGBT bireylerin diğer hükümlü ve tutuklular ile bir araya gelmeyecek şekilde barındırıldığını belirtiyor. Bu cezaevleri ise, Afyonkarahisar, Burdur, Nevşehir ve Sivas E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu ile Tokat T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu.

Sosyal alanları da ayrı
Bakanlığın cezaevinde kalan LGBT bireylere dair paylaştığı bilgiler ise şöyle: “Hükümlü ve tutukluların kuruma girişlerinde LGBT olduklarını beyan etmeleri durumunda sağlık kurulu raporu aldırılarak aynı durumda olan hükümlü ve tutuklular ile birlikte, konumlarına uygun koğuşlarda barındırılmaktadır. Ceza infaz kurumlarında bulunan LGBT hükümlü ve tutukluların sağlık durumu, mevzuat hükümleri ve kurumun imkanları da göz önünde bulundurularak, ortak kullanım alanı ve sosyal faaliyetlere çıkartılırken diğer hükümlü ve tutuklular ile bir araya gelmeyecek şekilde planlama yapılmakta olup; diğer mahkumların faydalandığı her türlü olanaktan faydalanmaları sağlanmaktadır.”

Hastalık algısı
Derneğin hazırladığı sorulara Bakanlık’tan gelen yanıtta LGBT bireyler için kullanılan “LGBT’li” ifadesi için de dernek, “Adalet Bakanlığı’nın ‘LGBT’li’ nitelendirmesi, LGBT olma halini, ‘kanserli’, ‘AIDSli’, nitelendirmelerinde olduğu gibi bir hastalık olarak gördüğünün belirtisi olarak okunabilir mi sorusunu akla getirmektedir” açıklamasını yaptı.

KAOS GL: “Adalet Bakanlığı’na Göre Hapishanelerde 79 LGBT Var!”

Adalet Bakanlığı’na göre 8’i tutuklu, 71’i hükümlü olmak üzere 79 LGBT hapishanelerde.

Adalet Bakanlığı, Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST) Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Kıraç’ın bilgi edinme yasası çerçevesinde 5 Temmuz 2013’te yönelttiği sorulara cevap verdi.

Adalet Bakanlığı’na göre, hükümlü ve tutukluların LGBT olduklarını beyan etmeleri durumunda sağlık kurulu raporu almaları gerekiyor. LGBT’ler ancak bundan sonra farklı koğuşlarda kalabiliyor. Kıraç, bu zorunluluğun insanlık onuruyla bağdaşmayan muayenelere kapı aralayabildiğini söylüyor.

Kaos GL Dergisi hapishane sayfası editörü, hapishanelerdeki LGBT’lere ilişkin bakanlığın verdiği sayının da oldukça düşük olduğunu düşünüyor. Zira kendileri ifade etmediği sürece mahpusların LGBT olup olmadığını bilmek mümkün değil, bu da istatistiklerin eksik olmasına neden oluyor.

Bakanlığın yanıtlarında dikkat çeken bir diğer madde ise, ortak kullanım alanı ve sosyal etkinliklerle ilgili. “Ortak kullanım alanı ve sosyal faaliyetlere çıkartılırken diğer hükümlü ve tutuklular ile bir araya gelmeyecek şekilde planlama yapılır” yanıtında ayrıca mevzuat hükümleri ve kurumun imkânlarının yeterli olması şartı düşülüyor.

Bakanlığın yanıtlarında kullanılan ‘LGBT’li’ ifadesi de LGBT varoluşların hastalıklı görüldüğünü düşündürdüğü için LGBT aktivistleri tarafından eleştirilen noktalardan biri.

Bianet: “LGBT Mahkumlar Tecrit Ediliyor”

CİSST, LGBT mahkumların tek bir cezaevinde toplanmasının, sosyal yaşam ortamlarından koparılmasına yol açacağını belirtti. Mevcut durumda, LGBT mahpusların başlıca sorununun tecrit olduğuna dikkat çekti.

29 Temmuz 2013

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST) LGBT mahkumların tek bir cezaevinde toplanmasının olumsuz sonuçlara yol açabileceğini duyurdu.
CİSST Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Kıraç bilgi edinme yasası çerçevesinde Adalet Bakanlığı’na hapishanelerdeki LGBT mahpuslara ilişkin sorular sordu.
Bakanlığın cevabını değerlendiren CİSST, bakanlığın cevabından LGBT hükümlü ve tutuklular için özel tip ceza infaz kurumunun yapılmasının planlandığının anlaşıldığını belirtti ve bunun olumsuz sonuçlarına değindi.
“LGBT mahpuslar için tek bir hapishanenin yapılması ve 79 LGBT mahpusun burada toplanması olumsuz sonuçlara da yol açabilecektir.
“Türkiye’nin birçok hapishanesinde ailesiyle ya da kendi sosyal çevresiyle aynı ilde tutulmakta olan insanlar hapishanenin yapılacağı bir mekana toplanacaktır.
“Bu durum LGBT mahpusların kendi sosyal yaşam ortamlarından koparılması anlamına gelecektir.
“Bunun yanısıra burada tutulmakta olan insanların damgalanma durumu daha da boyutlanacaktır.”
Rapor şartı

CİSST’in bakanlığın verdiği cevaplar üzerinden yaptığı diğer tespitler şöyle:
* Adalet Bakanlığı’nın kullandığı “LGBT’li” nitelendirmesi, LGBT olma halini, “kanserli”, “aidsli”, “veremli” nitelendirmelerinde olduğu gibi bir hastalık olarak gördüğünün belirtisi olarak okunabilir mi sorusunu akla getirmektedir.
* Adalet Bakanlığı, LGBT mahpusların tamamının 79 kişi olduğunu belirtmektedir. Translar dışında bırakıldığında lezbiyen, gay ve biseksüel mahpusların kendileri ifade etmediği sürece tespiti ve istatistiklere girmesi olası olmadığından, 79 rakamının oldukça büyük oranda transları kapsadığını düşünmek yanlış olmayacaktır.
* LGBT mahpusların hapishanelerde karşılaştığı başlıca zorluklardan birini kendilerinin şikayetlerinden de anlaşılacağı gibi tecrit edilmeleri oluşturmaktadır. Hapishanelerde az sayıda bulunan LGBT mahpusların güvenlik gerekçesiyle tecrit edildiğine dair bilgiler ve bu konuda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından verilmiş bir de mahkumiyet kararı vardır.
* Bakanlığın verdiği rakamlara bakıldığında da Maltepe’deki 11 ve Eskişehir’deki 9 mahpusun haricindeki 59 mahpusun diğer 16 hapishaneye dağıtılmış olduğu görülmektedir. Bu durum bu mahpusların tecrit edilip edilmediği düşüncesini akla getirmektedir.
* Maltepe ve Eskişehir dışarıda bakıldığında LGBT mahpuslar her hapishanede ortalama üç kişi olarak tutulmaktadır. Beş LGBT mahpus tamamen tektir. Bu rakamlar LGBT mahpusların büyük bir çoğunluğunun tecrit edildiğinin ifadesidir..
* LGBT olduğunu beyan eden mahpuslara sağlık kurulu raporu aldırılması şart koşulmakta ve bu nedenle bu mahpuslar insanlık onuruyla bağdaşmayacak muayenelerle karşılaşabilmektedirler.
* Hapishanelerde ortak kullanım alanlarının sınırlı olduğu bilinmektedir. Bu sınırlılık içerisinde planlama yapılırken hapishanelerde sayıları az olan LGBT mahpusların göz ardı edildiğine dair örnekler bilinmektedir.
* Bakanlığın verdiği cevaba göre LGBT mahpusların 8′i tutuklu 71′i hükümlüdür yani yaklaşık 9′da 1′i tutukludur. Türkiye’deki tüm mahpusların (17 Temmuz 2013 tarihi itibariyle) ise 26.809′u tutuklu 105.419′u hükümlüdür. Bu ise yaklaşık 4′de 1′i eder. Elde LGBT mahpusların dava sürelerine ilişkin veri olmasa dahi bu rakamlara bakıldığında LGBT’ler için dava süreçlerinin daha hızlı işlediği söylenebilir. Bu daha hızlı işleme sürecinin bir olumluluk olmaktan öte damgalanmadan kaynaklı bir olumsuzluk olduğu irdelenebilecek bir iddia olarak ele alınabilir. (YY)

T24: “LGBT’ler için özel hapishane mi açılacak?”

26.07.2013 13:35

Adalet Bakanlığı’nın sorularını yanıtladığı Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği, LGBT bireylere özel cezaevleri yapılması planının olumsuz sonuçlara yol açacağı belirtti

T24 Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği‘nin (CİSST) hapisteki LGBT (Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans) bireylerin durumuna ilişkin Adalet Bakanlığı‘na gönderdiği sorulara yanıtlar geldi. Derneğin hazırladığı değerlendirme raporuna göre, Adalet Bakanlığı “LGBT durumunda bulunan hükümlü ve tutuklular için özel tip ceza infaz kurumunun yapılması planlanmaktadır” dedi.

Bakanlıktan gelen yanıt üzerine derneğin yaptığı tespitlerde, “LGBT’li” ifadesinin kullanılmasının sorunlu olduğu belirtilirken, LGBT bireylere özel cezaevleri yapılması planının olumsuz sonuçlara yol açacağı söylendi.

Hapishanelerdeki LGBT breylere uygulanan tecritin başlıca zorluklardan olduğunun vurgulandığı açıklamada, Adalet Bakanlığı’ndan gelen yanıtlara göre Türkiye’deki hapishanelerde 79 LGBT birey olduğu belirtildi.

Derneğin Bakanlık’tan gelen yanıta ilişkin lgbthapiste.wordpress.com‘da yayımlanan tespitleri şöyle:

‘LGBT’li’ ifadesi sorunlu’

1) Adalet Bakanlığı’nın kullandığı “LGBT’li” nitelendirmesi, LGBT olma halini, “kanserLİ”, “aidsLİ”, “veremLİ” nitelendirmelerinde olduğu gibi bir hastalık olarak gördüğünün belirtisi olarak okunabilir mi sorusunu akla getirmektedir.

2) Adalet Bakanlığı, LGBT mahpusların tamamının 79 kişi olduğunu belirtmektedir. Translar dışında bırakıldığında Lezbiyen, Gay ve Biseksüel mahpusların kendileri ifade etmediği sürece tespiti ve istatistiklere girmesi olası olmadığından, 79 rakamının oldukça büyük oranda transları kapsadığını düşünmek yanlış olmayacaktır.

‘LGBT mahpusların büyük çoğunluğu tecrit ediliyor’

3) LGBT mahpusların hapishanelerde karşılaştığı başlıca zorluklardan birini kendilerinin şikayetlerinden de anlaşılacağı gibi tecrit edilmeleri oluşturmaktadır. Hapishanelerde az sayıda bulunan LGBT mahpusların güvenlik gerekçesiyle tecrit edildiğine dair bilgiler ve bu konuda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından verilmiş bir de mahkumiyet kararı vardır. Bakanlığın verdiği rakamlara bakıldığında da Maltepe’deki 11 ve Eskişehir’deki 9 mahpusun haricindeki 59 mahpusun diğer 16 hapishaneye dağıtılmış olduğu görülmektedir. Bu durum bu mahpusların tecrit edilip edilmediği düşüncesini akla getirmektedir.

Maltepe ve Eskişehir dışarıda bakıldığında LGBT mahpuslar her hapishanede ortalama 3 kişi olarak tutulmaktadır. 5 LGBT mahpus tamamen tektir. Bu rakamlar LGBT mahpusların büyük bir çoğunluğunun tecrit edildiğinin ifadesidir.

4) Adalet Bakanlığı’nın ifadelerine göre girişte LGBT olduğunu belirten mahpuslar “durumlarını belirtir sağlık kurulu raporu aldırılarak aynı durumda olan hükümlü ve tutuklular ile birlikte, konumlarına uygun koğuşlarda barındırılmaktadır”. Burada üzerinde durulması gereken konuyu, “durumlarını belirtir sağlık kurulu raporu aldırılması” oluşturmaktadır. LGBT olduğunu beyan eden mahpuslara sağlık kurulu raporu aldırılması şart koşulmakta ve bu nedenle bu mahpuslar insanlık onuruyla bağdaşmayacak muayenelerle karşılaşabilmektedirler.

‘Özel hapishane, LGBT’lerin damgalanmasına sebep olur’

5) Bakanlık, LGBT’ler ”ortak kullanım alanı ve sosyal faaliyetlere çıkartılırken diğer hükümlü ve tutuklular ile bir araya gelmeyecek şekilde planlama” yapılır demekte ve eklemektedir “mevzuat hükümleri ve kurumun imkanları da göz önünde bulundurularak”. Hapishanelerde ortak kullanım alanlarının sınırlı olduğu bilinmektedir. Bu sınırlılık içerisinde planlama yapılırken hapishanelerde sayıları az olan LGBT mahpusların göz ardı edildiğine dair örnekler bilinmektedir.

6) Bakanlığın verdiği cevaptan anlıyoruz ki “LGBT durumunda bulunan hükümlü ve tutuklular için özel tip ceza infaz kurumunun yapılması planlanmaktadır.” LGBT mahpuslar için tek bir hapishanenin yapılması ve 79 LGBT mahpusun burada toplanması olumsuz sonuçlara da yol açabilecektir. Türkiye’nin birçok hapishanesinde ailesiyle ya da kendi sosyal çevresiyle aynı ilde tutulmakta olan insanlar hapishanenin yapılacağı bir mekana toplanacaktır. Bu durum LGBT mahpusların kendi sosyal yaşam ortamlarından koparılması anlamına gelecektir. Bunun yanısıra burada tutulmakta olan insanların damgalanma durumu daha da boyutlanacaktır.

‘Davaların LGBT’ler için hızlı sonuçlandırılması olumsuzluk’

7) Bakanlığın verdiği cevaba göre LGBT mahpusların 8′i tutuklu 71′i hükümlüdür yani yaklaşık 9′da 1′i tutukludur. Türkiye’deki tüm mahpusların (17 Temmuz 2013 tarihi itibariyle) ise 26.809′u tutuklu 105.419′u hükümlüdür. Bu ise yaklaşık 4′de 1′i eder. Elde LGBT mahpusların dava sürelerine ilişkin veri olmasa dahi bu rakamlara bakıldığında LGBT’ler için dava süreçlerinin daha hızlı işlediği söylenebilir. Bu daha hızlı işleme sürecinin bir olumluluk olmaktan öte damgalanmadan kaynaklı bir olumsuzluk olduğu irdelenebilecek bir iddia olarak ele alınabilir.

8) Bilgi edinme çerçevesinde sorulan soruların bir kısmı cevaplanmamıştır.

Yukarıdaki 8 tespit, Adalet Bakanlığı’nın cevapları üzerinden yapılabilecek ilk tespitlerdir. Hapishanelerin birer kapalı kutu olması durumu LGBT mahpuslar söz konusu olduğunda daha da kapalılık arzetmektedir. Bu konunun gündeme getirilmesi, izlenmesi, sorunların tespit edilmesi ve çözüm önerilerinin oluşturulup bu önerilerin insan hakları kapsamında devletten talep edilmesi önemlidir.

İşte Adalet Bakanlığı’na sorulan sorular ve verilen yanıtların tam metni

Reklamlar
Posted in: Basın