Cezaevinde “Öteki” Olmak Çok Zor, Umay Aktaş Salman-Radikal

Posted on 15 Kasım 2013

0


Radikal gazetesinden Umay Aktaş Salman, CİSST’ın “Özel İhtiyaçları Olan Mahpuslar Projesi”nin sonuç raporunun açıklanmasının ardından 7 Kasım 2013 tarihinde LGBT mahpusları da konu aldığı bir yazı kaleme aldı. Radikal’ın web sitesinde yayınlanan bu yazıyı okuyucularımızla paylaşıyoruz.

07/11/2013 17:01

Cezaevinde ‘öteki’ olmak çok zor

Ceza İnfaz Sistemi’nde Sivil Toplum Derneği’nin (CİSST) raporuna göre cezaevindeki LGBT’ler tecrit ediliyor, engelli mahpuslar üst kattaki atölyelerden yararlanamıyor, cezaevleri erişilebilir değil, kabartma yol yok, rampa yok…

Haber: UMAY AKTAŞ SALMAN – umay.aktas@radikal.com.tr / Arşivi

Ceza İnfaz Sistemi’nde Sivil Toplum Derneği’nin (CİSST), ‘Özel İhtiyaçları olan Mahpuslar Projesinin Sonuç Raporu ‘ Adalet Bakanlığı’nın engelli, LGBT, yaşlı ve yabancı uyruklu mahpuslarla ilgili elinde net sayısal veriler ve onlara yönelik bir politikası olmadığını açıkça ortaya koydu. LGBT’ler tecrit ediliyor, engelli mahpuslar üst kattaki atölyelerden yararlanamıyor, cezaevleri erişilebilir değil, kabartma yol yok, rampa yok…

Toplum içinde zaten birçok güçlükle karşılaşan LGBT (lezbiyen, gey, biseksüel,transseksüel) bireyler, yabancılar, engelli ve yaşlılar, cezaevine düştüklerinde çifte mağduriyet yaşıyor. Ceza İnfaz Sistemi’nde Sivil Toplum Derneği (CİSST), hem sivil toplum örgütlerinin hem de Adalet Bakanlığı’nın bu sorunu görüp çözüm üretmesi için ‘Özel İhtiyaçları Olan Mahpuslar Projesi’ni hayata geçirdi. Hollanda Kraliyeti, Açık Toplum Vakfı, Global Dialogue ve Sosyal Kültürel Yaşamı Geliştirme Derneği tarafından da desteklenen proje, bir yıl sürdü. Proje sayesinde sayısal bir veri oluşturulması da amaçlandı. Bunun için engellilerden başlanarak Adalet Bakanlığı’na soru önergeleri verildi, bilgi edinme yoluyla Adalet Bakanlığı’da yaşlı, LGBT, engelli ve yabancı mahpuslar hakkında sorular soruldu. CİSST, projeyle bu gruplarla çalışan sivil toplum kuruluşlarının ve insan hakları örgütlerinin de konuya dikkatini çekti. 4 ayrı grup için STK temsilcilerinin de katıldığı cezaevi ziyaretleri yapıldı . Dün ise projenin sonuç raporu basına açıklandı.

 

HEYETTEKİ KADINLARIN SUTYENLERİ ÇIKARILDI

Proje Koordinatörü Mustafa Eren , Projeyi gerçekleştirirsek yaşadıkları sıkıntılara çarpıcı örnekler verdi: “ Yabancı uyruklu mahpuslar için Bakırköy, engelliler için Ümraniye ve LGBT’ler için Maltepe Cezaevi’ne gittik. Ancak mahpuslar ile konuşmamıza ve kaldıkları koğuşa girmemize izin verilmedi. Sadece ortak yaşam alanlarını görebildik ve cezaevi idaresine sorularımızı sorduk. Bu kabul edilebilir bir durum değil. Yapılan bir hapishane ziyaretinde STK temsilcisi ve akademisyen heyet üyelerinden üç kadın arkadaş, duyarlı kapıdan geçebilmek için sutyenlerini çıkarmak, kendilerine verilen bir gazete parçasının içinde taşımak, arama mahaline kadar masa örtüsü benzeri bir bez parçasına sarınarak gitmek zorunda kaldı. Heyet üyesi böyle bir muamele görüyorken, mahpuslar çıplak arama ve ‘oyuk aramsı‘ gibi kabul edilmez durumlar yaşıyorlar.” CİSST’in raporu özel ihtiyaçları olan mahpuslarla ilgili çarpıcı sonuçları şöyle:

800 MAHKUMA 1 PSİKOLOG
Türkiye ’de 811 mahpusa bir psikolog, 482 mahpusa bir sosyal çalışmacı, 382 mahpusa bir öğretmen düşüyor. Yani Hapishanelerde yeterli sosyal çalışma yapılamıyor. Mahpuslar sosyal görevliden ziyade infaz koruma memurlarıyla yüz yüze .
* Adalet Bakanlığı’na göre Türkiye genelinde ceza infaz kurumları ve tutuk evlerinde 115 engelli tutuklu ve hükümlü var. Dil ve konuşma özürlü 10, felç, 32, görme kaybı olan 6, görme özrü olan 6, işitme özrü olan 6, işitme ve konuşma özrü olan 15, ortopedik özrü olan 34, zihinsel özrü olan ise 6 mahpus var. Bu rakam az çünkü Adalet Bakanlığı süreğen hastalıkları engellik olarak kabul etmiyor. Engellik kriterlerini bakanlık yeniden düzenlemeli.

ENGELLİLER ALT KATTA HAPİS

* Türkiye’de özellikle 1980 sonrası inşa edilen neredeyse bütün hapishane tipleri iki katlı binalar halinde. Bu binalarda koğuş tek katlı olsa dahi, atölyeler, işlikler, bazı hapishane tiplerinde ziyaret kabinleri, revirler üst katlarda yer almaktadır. Yani iki kat üzerine inşa edilen bu hapishanelerde gerekli donanım da olmadığından görme engelliler ve ortopedik engelliler koğuşları ve çıkabilirlerse havalandırmalarına hapis durumdadır ve ortak kullanım alanlarının çoğunu kullanamıyorlar. 2000 sonrası inşa edilen F, L ve T tipi hapishanelerde ise “oda”ların büyük bölümü iki kat halinde. Alt kat banyo, lavabo ve masa, sandalyenin bulunduğu yaşam alanı üst kat ise yatakların bulunduğu bölüm. Bu model de engelli mahpusların göz ardı edildiğini gösteriyor. Yine bu hapishanelerde ortak yaşam alanlarının, atölyelerin önemli bir kısmı üst katlarda.
* Sadece hapishane binalarının içi değil, dış duvarlardan itibaren avluları da engelliler için uygun değil. Örneğin görme engelliler için hiçbir kabartma zemin düşünülmemiş veya tekerlekli sandalye kullanan ya da düz zeminde yürümesi gereken ortopedik engelliler için yollar düzenlenmemiş. Engelli derneklerinden katılımcılarla yapılan ziyaret sırasında engelli katılımcılar binanın girişine kadar zaman zaman iki kişinin birden yardımına ihtiyaç duyarak ilerlemek zorunda kaldı.

* Engelli mahpusların kullanmak zorunda olduğu ihtiyaçları var. Örneğin ortopedik engelli ve tekerlekli sandalye kullanan bir mahpusun özel yastık kullanması, felç bir mahpusun vücudunda yaralar çıkmasını engelleyecek bir yatak kullanması, kısmi felç bir engellinin egzersiz için kullanacağı bir takım aletler gibi. Burnlar devlet ödemesi dışında ve hayati öneme haiz bir zorunluluk olduğuna dair raporla olabiliyor.
*Tekerlekli sandalye kullanan bu iki mahpus yakını hapishaneye giriş sırasında, duyarlı kapıdan geçebilmek için tekerlekli sandalyelerinden indirildiklerini ve duyarlı kapıdan sürünerek geçmek zorunda kaldıklarını ifade etmişlerdir.
* Rring araçları engellilerin kullanımına uygun değil
* Engelli dernekleriyle yapılan hapishane ziyareti sırasında, boy turnikesinin hemen yanında, engelliler için açılmış olan kapının yerden yüksekte bulunduğu, önüne konulan rampanın tekerlekli sandalye kullanan bir engellinin kendi başına çıkmasına olanak sağlayacak standart eğimden fazla olduğu ve daha da önemlisi hemen arkasında taş merdiven bulunduğu tespit edildi.
LGBT’LERE TECRİT
* Türkiye hapishanelerinde 79 LGBT mahpus bulunuyor. Genel Müdürlüğün ifade ettiği 79 sayısı önemli oranda görünür durumda olan trans mahpusları kapsıyor.
* 79 LGBT mahpus Türkiye’nin 18 ayrı hapishanesinde tutulmaktadır. Maltepe’deki 11 ve Eskişehir’deki 9 mahpus dışında bırakılırsa geriye kalan 59 mahpus diğer 16 hapishanededir.
* LGBT mahpuslar diğer mahpuslarla bir araya getirilmiyor. Ortak kullanım alanı ve sosyal faaliyetlere çıkartılırken diğer hükümlü ve tutuklular ile bir araya gelmeyecek şekilde planlama yapılıyor. Türkiye Ekim 2012 tarihinde, 8 ay boyunca avukat görüşü hariç olmak üzere kapatıldığı 7 metrekarelik hücresinden dışarı çıkarılmayan eşcinsel bir mahpusun başvurusu üzerine AİHM tarafından mahkum edilmiştir.
* LGBT mahpuslar hapishaneye girişte LGBT olduklarını ifade edip (eğer varsa) LGBT’lerin bulunduğu bir koğuşa gitmek isterlerse kendilerinden LGBT olduklarını gösteren, ispatlayan sağlık kurulu raporu isteniyor. İnsanlık onurunu rencide edici bir uygulamadır.
* Trans mahpuslar cinsiyet değişim ameliyatlarını tutuklu bulundukları süre içerisinde yapabilmeyi talep etmektedirler. Trans mahpusların hormon ihtiyaçları, zaruri olarak görülmeli ve istedikleri marka ve tipte ilaçları giderleri devlet tarafından karşılanarak kendilerine verilmelidir.

DİL SORUNU YABANCI MAHPUSLARI MAĞDUR EDİYOR

* Yabancı mahpusların başlıca sorunlarından birini dil bilmeyen avukatlar oluşturuyor.
* Hapishanelerde dil bilen personel eksikliği nedeniyle yabancı mahpusların hastalıklarının teşhisi ve tedavileri konusunda sorunlar yaşanıyor. Hapishanede görevli sağlık personeli dil bilmediğinde ve çeviri yapacak bir personel de olmadığında yabancı mahpuslar sağlık sorunlarını doktora anlatamıyorlar ve teşhis gecikebiliyor, tedavileri aksayabiliyor.

* Türkiye hapishanelerinde 59’u kadın, 1839’u erkek olmak üzere 65 yaş ve üzeri 1898 yaşlı mahpus var. Bunların 100’ü 80 yaş üzeri.
* Elektrik ve su parasını ödeyemediği, kaçak elektrik kullandığı için yaşlı olmanın yanı sıra felç olan, farklı engeli bulunan birçok insanın hapsedildiği görülmektedir. Yaşlı insanlar için hapsetmek ancak zaruri hallerde gündeme getirilmeli, hapsetmeye alternatif yöntemler uygulanmalı, bu yönde yasal düzenlemeler yapılmalı.
*Yaşlı mahpuslar, kurum doktoru tarafından periyodik olarak sağlık taramasından geçirilmeli gerekli görülen hallerde hastaneye sevkleri gerçekleştirilmeli.
* Hapishanelerde düzenlenen spor ve diğer sosyal faaliyetler planlanırken hapishanede bulunan yaşlıların varlığı da gözetilmeli, onların da katılımlarını sağlayacak programlar çıkarılmalı.

ERİŞİLEBİLİRLİK KLOZETE İNDİRGENMİŞ

Tekerlekli sandalyedeki Toplumsal Haklar ve Araştırmalar Derneği’den Süleyman Akbulut, proje kapsamında cezaevi ziyaretine gitti. Anlattıkları sıkıntıları özetliyor: “Ümraniye Cezaevi’nde incelemeye gidip akşam eve geldiğimde ‘Hapishaneye düşersem ne yaparım’ diye düşündüm. Engelli mahpusların girişi için açılar kapıda rampa tek başıma çıkabileceğim gibi değildi. İki kişinin yardımıyla rampadan çıkabildim. Rampanın ardında ise merdivenler vardı. 4 mahpusun beni tekerlekli sandalye ile kaldırmasıyla merdivenin diğer tarafına geçtim. İçeride de engelliler için hiç bir şey yoktu. Hapishane içinde başka bir hapishanedesiniz . Gördüklerim kabus etkisi yarattı. Engelli bir mahpus olarak sadece koridorda dolaşabiliyorsunuz. Erişim ise sadece klozete indirgenmiş durumda . “

Reklamlar