“Cinsel Kimliğimizden Dolayı İkinci Kez Ceza Çekiyoruz”

Posted on 10 Aralık 2013

0


TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Cezaevleri Alt Komisyonu, Antalya ve Alanya’daki 3 hapishaneyi ziyaret ettikten sonra bir rapor hazırlamış. Bu rapor basına da yansıdı. Heyetin ziyaret ettiği Antalya L Tipi ve Alanya L Tipi hapishanelerinde LGBT mahpuslar da tutuluyor. Heyet, raporunda LGBT mahpusların sorunlarına da değiniyor.

Basına yansıyan bilgilere göre travestiler ve gaylar aynı koğuşta tutuluyorlar ve bu mahpusların bazıları bir arada tutulmaktan şikayetçi, “dengemiz bozuldu” sözleriyle de bu şikayetlerini dile getiriyorlar. Bir travesti ise “Geldiğimde kadın görünümündeydim, şimdi öyle değilim” sözleriyle hapishanenin olanaksızlıklarını dile getiriyor. LGBT mahpuslar her mahpusun hakkı olmasına rağmen kendilerinin açık hapishanelere gönderilmemesini de eleştiriyorlar. Mahpusların genel eleştirisi ise “Cinsel kimliğimizden dolayı ikinci kez ceza çekiyoruz” sözleriyle dile getirilmiş oluyor.

Haberlerde, raporda bir tek bu koğuşta kamera bulunmadığının belirtildiği ve bunun eleştirildiği bilgisi de yer alıyor. Ancak bu eleştiriyi mahpusların mı dile getirdiği yoksa izlemeyi gerçekleştiren milletvekillerinin mi yaptığı belirtilmiyor. Eğer mahpuslar dile getirmişse, “her koğuşta kamera olmasına rağmen burada yok” demişlerse bu kendilerine kötü muamele uygulanabilmesi için oraya kamera konulmadığı şeklinde anlaşılmaya müsaittir. Bu durumda ortada bir güvenlik kaygısı vardır.  Mahpusların güvenlik kaygısı gayet anlaşılırdır ve giderilmesinin yolları aranmalıdır. Ancak koğuşlara kamera konulmasına ilişkin genel görüşümüz, kamera olmaması yönündedir. Koğuşlarda kamera bulunmasının güvenlik ile gerekçelendirilmesi ve LGBT mahpusların koğuşlarında kamera bulunmamasının eleştirilmesi doğru bir değerlendirme değildir. Koğuşlarda kamera bulunması insanların mahremiyetlerinin ihlalidir. Onları korumak gerekçesiyle 24 saatlerini gözetlemek ve kayıt altına almak kabul edilebilir bir uygulama değildir. Dört duvar arasındaki insanları koruyabilmenin yolu onların mahremiyetlerini ihlal ederek sağlanmamalıdır. Mahpusların kendileri ile konuşularak, onların önerileri de alınarak alternatif güvenlik yolları yaratmak olasıdır.

Rapora ilişkin  Milliyet gazetesinin 10 Aralık 2013 tarihli haberini okuyucularımızla paylaşıyoruz:

 

Gay mahkumlar vekillere dert yandı

TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’nun inceleme yaptığı Antalya L Tipi Cezaevi’nde gay ve trans mahkumların diğer mahkumlarla aynı koğuşta kaldığı ve bu durumdan “Dengemiz bozuldu” diye şikayetçi oldukları belirtildi.

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Cezaevleri Alt Komisyonu, Antalya ve Alanya’daki 3 cezaevini ziyaret etti. Antalya L Tipi, Antalya E Tipi ve Alanya L Tipi cezaevlerinde Ak Parti Konya Milletvekili Ayşe Türkmenoğlu, CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, BDP Adana Milletvekili Murat Bozlak ve Ak Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner’in katılımıyla yapılan incelemeler sonrası bir rapor hazırlandı.

ÇİĞ BALIK, SANKİ SUŞİ

1800 kişinin bulunduğu Antalya E Tipi Cezaevi raporda şöyle anlatılıyor:

“Heyetin gördüğü en kötü cezaevi. 25 kişilik koğuşta 36, 35 kişilik koğuşta 50 kişi kalıyor. Yemeklerde kıl ve böcek var. Mahkumlar ‘Biz burada suşi yiyoruz’ diyor. Nedeni sorulduğunda, ‘Balık pişmediği için suşi oluyor’ yanıtını veriyor. Cezaevinde kurulan müşahade odasında dayak var. 50 kişilik bir koğuşta sadece bir tuvalet, bir banyo bulunuyor. 1 saat akan sıcak su yetmiyor. Koğuşlara 280-320 TL elektrik parası geliyor, mahkumlar bu parayı ödeyememekten şikayetçi. Koğuş değişikliği isteyeni dövüyorlar. Revir için bir türlü sıra gelmiyor. Fare, hamamböceği, böcek çok yaygın görülüyor. Haftada iki gün tıraş zorunluluğu var. Mahkumlar bu cezaevinde çırılçıplak aranıyor, bütün kıyafetleri çıkartılıyor. Bir mahkum, ’30 saniyelik bu çıplak arama bize 1 yıl gibi geliyor. Hayatımızda bu kadar ağır işkence görmedik. Bakan beye duyururuz, bir gün çıplak aramaya tanıklık etmesini isteriz. Bakan gelsin, nasıl utandığımızı görsün’ diyor.”

TUVALET ÖNÜNDE YATIYORLAR

1600 mahkum ve tutuklu bulunan Antalya L Tipi Cezaevi’nde mahkumların tuvalet önlerinde merdiven boşluklarında, hatta üst üste yattıkları rapor edildi. Raporda, “Su sıkıntısı nedeniyle çamaşırlar yıkanamıyor. Hijyen çok ciddi bir sorun. Hasta sevkleri ciddi bir sorun. Gay ve translar aynı koğuşta kalıyor. ‘Dengemiz bozuldu’ diye şikayet ediyorlar. Bir travesti, ‘Geldiğimde kadın görünümündeydim, şimdi öyle değilim’ diyor. Açık cezaevine gidememelerini eleştiren bir mahkum, ‘Cinsel kimliğimizden dolayı ikinci kez ceza çekiyoruz’ diyor. Cezaevinde sadece bu koğuşta kamera yok” eleştirilerine yer verildi. Raporda, “Mahkumların en yoğun şikayeti kalabalık koğuşlar ve çıplak aranmaktan oldu” ifadesine yer verildi.

SANDALYEDEN KLOZET

1491 mahkum veya tutuklunun olduğu Alanya L Tipi Cezaevi’nde sıcak su haftada iki kez aktığı için yetmediğine işaret edilen raporda başlıca dikkat çeken notlar şöyle:

“Televizyonlar gece 01.15’te kapanıyor. IMC TV, Cem, Yol, Hayat ve Halk TV gibi muhalif kanallar gösterilmiyor. Engelliler ve yaşlılar için koşullar çok sorunlu. Mahkumlar klozet olmadığı için tuvalet ihtiyaçlarını sandalyeleri keserek karşılıyor. Çıplak arama uygulamasında mahkumlara elbise giydiriyorlar. 3 kez otur- kalk yaptırılıyor ve öksürtülüyor. İlk girişte çıplak arama uygulaması yaygın. Koğuş ağası sistemi var. 13 çocuk kalıyor. Mahkumlar fiziki şiddet ve dayaktan şikayetçi. Sırf bu insanlık dışı uygulamalar için halılı oda kurulduğunu belirtiliyorlar. Cezaevinde atılan dayağın seslerinin dışarı yansımaması için ‘halılı oda’ uygulaması bulunuyor. Burada gardiyanların mahkumlara dayak attığı iddia edildi.”

Reklamlar
Posted in: Uncategorized