Yabancı Bir Trans Mahpusun Çifte Mağduriyeti

Posted on 6 Mart 2014

1


Kendisine ilişkin iki haberi daha önce okuyucularımızla paylaştığımız Carolina’ya ilişkin CİSST Proje Koordinatörü Mustafa Eren’in yazısını okuyucularımızla paylaşıyoruz:

Yabancı Bir Trans Mahpusun Çifte Mağduriyeti

Yapmış olduğumuz Özel İhtiyaçları Olan Mahpuslar Projesi bir kez daha gösterdi ki hapishanelerde yabancı uyruklu olmak, LGBTİ olmak, engelli olmak, yaşlı olmak, kadın olmak, çocuk olmak zorlukların daha da artması anlamına geliyor. Bu zorlukları ikiye katlayan durumlar da var. Çocuk ve kadın olmak bir yana hapishanede 0-6 yaşlarındaki çocuğu yanında kalan bir anne olmak; engelli ve yaşlı olmak bir yana engelli bir yaşlı olmak; yabancı ve trans olmak bir yana yabancı uyruklu bir trans olmak sorunları aritmetik olarak arttırmaktadır.

Derneğimize başvuran Carolina’nın durumu da böyle. Carolina hem bir yabancı hem de trans. Asıl adı Ronilson Soares de Mendonça olan Carolina Brezilyalı bir trans ve 7 yıldır hapis. Bu 7 yıl içerisinde Türkiye’nin 5 ayrı hapishanesinde tutulmuş. Hapiste kaldığı süre ve cezası göz önüne alındığında kanunen bir açık hapishaneye sevk edilme hakkı var ancak Türkiye’de açık hapishanelere LGBTİ mahpuslar alınmadığı için hala kapalı hapishanede tutuluyor. Üstelik de kapalı hapishanelerde tutulduğu 7 yıl boyunca çalışmak istemesine rağmen “can güvenliği” gerekçe gösterilerek iş yurtlarında çalıştırılmamış, meslek edindirme kurslarına alınmamış. Yani sosyal hayatın da dışında tutulmuş. Carolina’nın çalışmak istemesinin nedeni sadece hapishanede sosyal yaşamın içine girmek de değil. Carolina kendisine verilen adli para cezasını ödeyebilmek için çalışmak istemiş. Ve şu an adli para cezasını ödeyemediği için bu ceza da hapis cezasına çevrilecek ve Carolina 6.000 TL adli para cezasını karşılığında da 10 ay daha hapiste kalacak.

Adalet Bakanlığı’nın derneğimizin (Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği-CİSST) yaptığı bilgi edinme başvurusuna verdiği cevaba göre Türkiye’deki hapishanelerde 79 LGBTİ mahpus var ve bu mahpuslar 18 ayrı hapishanede tutuluyorlar. Bakanlığın verdiği cevaba göre LGBTİ mahpusların diğer mahpuslarla bir araya getirilmemesine özen gösteriliyor. Yani LGBTİ mahpuslar diğer mahpuslardan izole bir şekilde tutuluyorlar. Bulundukları hapishanede tek olan LGBTİ mahpuslar da var. Bunlar ise tüm mahpusluk süreleri boyunca izole bir şekilde, tecrit edilerek yaşıyorlar. Bu tecrit nedeniyle AİHM’den verilmiş mahkumiyet kararı da var. İzolasyonun yanı sıra, Carolina’nın başvurusunda da gördüğümüz gibi iş yurtlarına çıkarılmama, ortak kullanım alanlarından da ya daha az ya da hiç yararlandırılmama durumları da söz konusu. Bunların yanı sıra LGBTİ mahpusların cımbız, ağda gibi kendilerine özgü ihtiyaçlarının kantinde bulunmaması gibi sorunlar da yaşanabiliyor.

Yabancı mahpuslar ise tutukluluktan itibaren dil bilmiyorlarsa savunma yapamamaktan başlayan ve hapishanede ziyaretlerden, sağlık ve tedaviye erişime kadar birçok sorunla yüz yüzeler. Yabancıysanız aile ziyaretleriniz Türkiyeli mahpuslara oranla ya çok daha azdır ya da hiç gelemez ama buna rağmen geldiklerinde de Türkiyeli mahpuslarla aynı sürede görüşebilirler. Üstelik de yurt dışından geliyorlarsa bir hafta ya da 15 gün önceden Türkiye’ye gelmeleri ve başvuruları gerçekleştirmeleri gerekir. Bu yol masrafının yanı sıra günlerce kalınacak yerin masrafı ve harcamaları demektir. Buna rağmen pozitif bir ayrımcılık gözetilmemektedir. Bu eşitlik değil, kendilerine özgü ihtiyaçların karşılanmaması yoluyla haklarının gaspı olarak görülebilecek bir uygulamadır.

Carolina’nın durumuna baktığımızda ise yabancı bir trans mahpusun zincirleme olarak elinden alınmış olan haklarını görüyoruz. Kanuni hakkı olmasına rağmen trans olduğu için açık hapishaneye gönderilmeyen, iş yurtlarında çalışması engellenerek adli para cezasını karşılamasına mani olunan, bazı hapishanelerde erkek gibi giyinmeye zorlanan yani açıkça mağdur edilen bir insan söz konusudur.

Carolina, hapishanelerdeki iş yurtlarında çalıştırılsa adli para cezasını ödeyebileceğini ve daha fazla hapis cezası çekmek zorunda kalmayacağını söylüyor. Çalışmak istediğini söyleyen bir mahpusun çalıştırılmaması üstelik de trans olduğu için çalıştırılmaması bir ayrımcılığın ve trans mahpuslar açısından mağduriyetin göstergesidir. Ancak Carolina atölyelerde çalıştırılsa dahi 6 bin lira para cezasını biriktirebilmesi o kadar kolay değildi çünkü bu atölyelerde çalıştırılanlar günlük 6-7 lira ödeme alıyorlar. Bu bir paket sigara parası.

Umarım bu gazete haberi birilerinin Carolina’nın durumunu duymasına ve ona yardımcı olmasına vesile olur. Carolina’ya yardımcı olalım çağrısı yapmak yapısal sorunu görmezden geldiğimiz anlamına da gelmiyor elbet. Carolina’nın durumunda olan, adli para cezasını ödeyemeyen birçok insan olabilir. Ortada yapısal bir sorun var. İnsanları hem kapatacak hem de onlara Carolina’nın durumunda olduğu gibi ödeyemeyecekleri bir para cezası verecek, içeride çalışarak ödemek istediğinde ise günde 6-7 liraya çalışmak zorunda bırakacaksın. Bu, insanların adli para cezalarını ödeyebilmek için çok ucuza çalışmak zorunda kalacağı ama yine de ödeyemeyeceği, başka arayışlar içerisine girmek zorunda bırakılacağı bir sistem. Bu haliyle de izah edilebilecek bir uygulama değildir.

Bu yapısal soruna işaret etmekle birlikte insanların Carolina’ya ulaşmasını ve 7 senenin üzerine bir 10 ay daha yatmaması için yardım etmesini umuyoruz.

Son sözler Carolina’nın:

“Sadece eşitlik istemek dahi bu ülkede belki de suç gibi görülebilir. Eğer önyargılı davranılmasaydı ben de kadın ve erkeğin haklarını alırdım. Her trans gibi haksızlığa uğruyorum.”

Mustafa Eren

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği Proje Koordinatörü – Sosyolog

Reklamlar