Yabancı Uyruklu LGBTİ Mahpuslar Açlık Grevinde

Posted on 6 Temmuz 2015

0


Maltepe Hapishanesinde kalan yabancı uyruklu LGBTİ mahpusların, Türkiyeli LGBTİ mahpuslardan ayırılarak başka bir bölüme götürülmesi üzerine yabancı uyruklu LGBTİ mahpuslar açlık grevine başladılar. Mahpusların yaşadıkları maduriyeti Ayça Söylemez aktardı.  Haberin tamamını sizlerle paylaşıyoruz.

Maltepe Hapishanesindeki Türkiye vatandaşı olmayan trans kadınlar aynı cezaevinde başka bir bölüme götürüldü. 21 LGBTİ mahpustan dördü Brezilya biri Azerbaycan vatandaşı olan beş trans kadın, arkadaşlarından ayrıldıkları ve “tecrit içerisinde tecrit yaşatıldıkları için” açlık grevine başladı.

8 Haziran’da Maltepe C 1 Nolu’dan, 3 No’lu L Tipi Kapalı Cezaevi B-9 koğuşuna alınan LGBTİ mahpuslar, kendilerine Türkiyeli arkadaşlarının yardım ettiğini, nakille tek başlarına bırakıldıklarını, maddi olarak hiçbir kazançlarının olmadığını, psikolojilerinin bozulduğunu yazdı.

Başka bölüme götürülen trans kadınlardan Brezilya vatandaşı Rafael Q. Alves de Sousa da 9 Haziran tarihli mektubunda, “dört yıldır LGBTİ mahpuslarla birlikte kaldıklarını, şimdi çok mağdur olduklarını” anlattı.

Türkiyelilerin kendilerine maddi ve manevi yardımda bulunduğunu yazan Sousa, arkadaşlarının yanına gidene dek açlık grevi yapacağını söyledi.

“Su alacak param yok”

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’ne (CİSST) yaşadıklarını anlatan, adının açıklanmasını istemeyen Azerbaycanlı trans kadın mahpus 17 Haziran tarihli mektubunda şunları yazdı:

“Ben burada hücredeyim, 30 yıl 6 ay cezam var. Benim cezam çok uzun, burada tek başıma kalamam. Çok mağdur durumdayım, bir kuruş param yok. Aynı koğuşta kalırken arkadaşlarım benim tüm ihtiyaçlarımı karşılıyordu, şimdi ise psikolojim çok bozuk. Burada küçücük bir yerdeyim.”

“Beni 1 Nolu’ya geri göndersinler. Adalet Bakanlığına yazdım ama cevap gelmedi, çok kötü durumdayım. 8 Haziran’dan beri açlık grevindeyim. Burası çok kötü, bana kötü bakıyorlar, benimle dalga geçiyorlar, bana hiç uygun değil. Eskiden her şeyi yiyordum şimdi burada su alacak bile param yok. Çeşme suyu içiyorum.”

Talepleri karşılanmayınca intihar girişiminde de bulunan mahpus, mektubunda eski koğuşundaki arkadaşlarının kendisini anladığını şimdi ise yalnız kaldığını belirtti.

“Dünyamız daha da küçüldü”

Türkiyeli trans kadın mahpus da CİSST’e şunları yazdı:

“21 mahkumduk, 16 kaldık. Zaten güvenlik gerekçesiyle tamamen izole yaşıyorduk. 21 kişi kendi aramızda dövüşüp barışıp bir dünya kurmuştuk. Şimdi dünyamız daha da küçüldü. Lütfen Bakanlığa anlatın, biz çok azız ve yalnızız, bizi daha fazla ayırıp yalnız bırakmasınlar. Onları tekrar bizim yanımıza versinler.”

İHD: Yalnızlaştırma, psikolojik işkence

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, trans kadın mahpuslarla ilgili 4 Temmuz’da basın açıklaması yaparak tecride son verilmesini istedi:

“Hiçbir hukuki gerekçesi olmayan bu durumu sürgün, yalnızlaştırma, tecrit ve psikolojik işkence olarak değerlendiriyoruz. Mektuplarında ekonomik olarak zor durumda olduklarını, arkadaşlarıyla aynı ortamda olunca dayanıştıklarını belirttiler.”

“Trans kadın mahpus, Azerbaycan konsolosluğunun kendisiyle ilgilenmediğini, mahkemede baronun gönderdiği avukatın mazeret bildirerek gelmediğini, savcının mütalaasına karşı savunmasını tek başına yaptığını, meşru müdafaa olmasına rağmen kasten insan öldürmekten 30 yıl 6 ay ceza aldığını yazdı. Tek istekleri Türkiyeli arkadaşlarının yanına geçmek.”

LGBTİ mahpuslar

CİSST’in son raporuna göre, Türkiye’deki hapishanelerde kaç LGBTİ mahpus bulunduğu meçhul, çünkü Bakanlık “özel hayatın gizliliği” diyerek rakamları açıklamıyor. Rapordan LGBTİ mahpuslarla ilgili bilgiler şöyle:

Türkiye hapishanelerinde kişiler nüfus cüzdanlarındaki cinsiyete göre yerleştiriliyor, yani cinsiyet geçiş ameliyatı geçirmemiş olan trans kadınlar erkek hapishanesinde, trans erkekler kadın hapishanesinde tutuluyor.

Gey veya biseksüel olduğunu söyleyen veya cinsel yönelimi duyulan gey mahpuslar, erkek hapishanesinde trans kadınların koğuşuna yerleştiriliyor veya hücrede kalıyor. Kadın hapishanesinde lezbiyen veya biseksüel olduğu “anlaşılan” kadınlar ise ayrı koğuşa alınabiliyor.

LGBTİ mahpuslar, özellikle erkek hapishanesinde tutulan trans kadınlar, erkek mahpuslardan zarar görebilecekleri gerekçesiyle ayrı oda veya koğuşlarda tutuluyorlar, atölye ve kurslara çıkartılmıyor, ortak alanları kullanamıyorlar. LGBTİ mahpus sayısının az olduğu yerlerde izolasyon daha da ağırlaşıyor.

06.07.2015

Reklamlar
Posted in: LGBTİ mahpus