Eskişehir Hapishanesindeki LGBTİ Mahpusların Durumu

Posted on 21 Eylül 2016

0


Pembe Hayat LGBTT Daynışma Derneği’nin avukatlarında Rıza Yalçın Koçak Eskişehir H Tipi Hapishanesi’nde kalan LGBTİ mahpuslarla görüştü ve güncel durumlarını öğrendi. Ozan Uğur’un haberini sizlerle paylaşıyoruz.

Eskişehir H Tipi Hapishanesi’nden tahliye olan Deniz’in, Pembe Hayat’ı araması üzerine dernek avukatı Rıza Yalçın Koçak bir ziyaret gerçekleştirdi.

 

Av. Rıza Yalçın Koçak yaptığı ziyaret sırasında hapishanede bulunan trans ve eşcinsel mahpuslarla görüşmeler yaptı. Görüşmeler sonucunda hapishanede LGBTİ’lere yönelik keyfi uygulamalar ve yoğun baskı olduğunu belirtti.

 

Neredeyse tüm cezaevleri gibi şehirden uzağa yapılmış olan Eskişehir H Tipi Hapishanesi’ne yaptığı ziyaret sırasında gözlemlerini aktaran Av. Koçak: “Avukat görüş odası içerisinde kamera bulunmamakla birlikte iki yanında kapısı olan ve ince cam ile kapatılmış küçük bir alan. Camlar ses geçirir mahiyette. Ayrıca avukat görüşme odası infaz memurlarının sigara içme alanı olarak kullandıkları bölüme bakıyor. Avukat-müvekkil görüşmesinin gizliliği temel ilkesini sağlar hiçbir tedbir alınmamış. Görüş hem görünür hem de duyulur koşullarda gerçekleştiriliyor” dedi.

 

LGBTİ Mahpuslara Hakaret: “Seni Yumuşatırım!”

 

Trans mahpuslar, kendilerine sürekli “beyler” diye hitap edildiğini ve ihtiyaçlarını karşılamak için fahiş ücretler ödemek zorunda kaldıklarını belirttiler.

 

Trans mahpus Sevda, kendilerine kadın kıyafetlerinin verilmediğini ve bir cımbız almanın bile bir işkenceye dönüştüğünü belirterek hapishanede ihtiyaçlarını karşılayabilmek başka koğuşlarla iletişime geçmek zorunda kaldıklarını. Başka koğuşlar üzerinden ihtiyaçlarını karşılama durumunda ise bir cımbız için 10 paket sigara vermek zorunda kaldıklarını ve translar için hapishanenin yaşanılamaz olduğunu anlattı.

 

30 kişilik koğuşta 4 kişi kaldıklarını belirten Sevda, daha önce tutuklu bulunduğu Sincan L Tipi Cezaevi’nden sürülerek buraya geldiğini belirtti. Gardiyanlar tarafından tecavüze uğrayan Sevda, haklarında şikayetçi olduğu 3 infaz koruma memuruna dair Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma açılması sonucu hapishane yönetiminin intikam almak için sürgünü gerçekleştirdiğini söyledi.

 

Sevda ile birlikte Sincan L Tipi Cezaevi’nden sürülen Başak ise aynı davada Sevda lehine tanıklık yaptığı için cezaevi yönetiminin kendisini de sürdüğünü belirtti. Sürüldükleri hapishanede de gardiyanların sözlü tacizine maruz kaldıklarını belirten Başak, psikiyatri ilaçlarına ihtiyacı olmasına ve reçetesinin bulunmasına rağmen hapishane yönetiminin keyfi bir biçimde ilaçları temin etmediğini söyledi.

 

Başak da Sevda gibi LGBTİ olmayan mahpusların telefon konuşma süresinin 20 dakika olduğunu kendilerine 10 dakika görüşme sağlandığını, spor, kütüphane gibi aktivitelere çıkarılmadıklarını anlattı.

 

Müebbet hapis cezasına çarptırılan Esra Arıkan ise tek başına bir koğuşta tutuluyor. Arıkan, kantinden istediği hiçbir şeyi zamanında alamadığını ya da hiç getirilmediğini belirtti. Arıkan aynı zamanda telefonla konuşma hakkından da mahrum bırakıldığını ve hasta olan annesinden haber alamadığını söyledi.

 

Eşcinsel mahpus Murat, görüşme esnasında en çok infaz memurlarının ve diğer tüm hapishane görevlilerini sürekli nefret dili üretmesinden, yumuşak, top, ibne, götveren şeklinde kendilerine hitap edilmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Gün içerisinde en çok duyduğu tehdidin ‘seni yumuşatırım’ olduğunu söyledi.

 

Ters Kelepçe ile İşkence!

 

Mahpuslar hapishane yönetiminin ters kelepçe uygulaması ile işkence yaptığını belirttiler.

 

Eşcinsel mahpus Atakan, 2 eşcinsel mahpus ile birlikte yaklaşık 4 yıldır bu hapishanede kaldığını ifade etti. Mahpusların en ufak bir taleplerinin hapishane yönetimi tarafından kabul edilebilir bulunmadığı durumlarda ters kelepçeli olarak 4-5 saat süreliğine süngerli odaya koyulduklarını ifade etti.

 

Trans mahpus Sevda ise cezaevinde süngerli ve halılı oda uygulamalarının olduğunu, keyfi şekilde bu odalara ters kelepçeli olarak atılıp 4-5 saat burada tutulduklarını anlattı.

 

Yoğun Baskı ve Keyfi Uygulamalara Son Verilsin

 

Av. Rıza Yalçın Koçak, yaptığı görüşmeler sonrasında mahpusların anlattıklarının oldukça korkunç şeyler olduğunu belirtti. Av. Koçak, cezaevi müdürü Kamil Özdemir’in LGBTİ mahpuslara yönelik keyfi uygulamalarda bulunduğunu gözlemlediğini söyledi.

 

Bütün mahkumların genel olarak aynı sıkıntılardan bahsettiğini belirten Av. Koçak, yoğun baskı ve keyfi uygulamaların çok rahat gözlemlenebildiğini ve bu baskı ve uygulamalara son verilmesi gerektiğini belirtti.

 

Trans tutsak Esra Arıkan’ın ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için ise bu hafta sonu“Tita Dayanışma Partisi” düzenlenecek. Esra Arıkan ile dayanışmak için tıklayın.

20.09.2016

 

Reklamlar